23 Kasım 2013 Cumartesi

Kuzguncuk'ta bir lezzet şöleni: Kosinitza

Aslında sizlerle bu blogda genelde gezdiğim şehir ve ülkeleri paylaşıyorum, yeme-içme mekanlarını pek anlatmam fakat bu defa Kuzguncuk'da bir "İtalyan Trattoriası", butik tarzda bir deniz mahsülleri restoranı olan Kosinitza'dan bahsedeceğim. Gastronomi ve gurmeciliğe meraklı olanlara kesinlikle tavsiyemdir. Mekanist'ten araştırma yaparken rastladım Kosinitza'ya. Fotoğrafları görür görmez ne kadar özel bir yer olduğunu anladım ve "Tamam budur!" dedim hemen. 

Kosinitza

İstanbul'un mahalle kültürünü ve eski dokusunu koruyabilen nadir semtlerden biri olan Kuzguncuk'da yer alıyor Kosinitza. Zaten Kuzguncuk'un eski adıymış. Belki hatırlarsınız, Perihan Abla diye bir dizi vardı, işte onun çekildiği semt burası. Pek nostaljik, pek sıcak... Kuzguncuk'a kesinlikle tam bir günümü ayırmak istiyorum gezmek için.
Kosinitza'ya geri dönelim. Görür görmez vuruldum resmen. Girişindeki ferforje tabelası ve çiçekleriyle hemen büyülüyor insanı. İçeriye giriyoruz. 6- 7 tane masa var. Bu nedenle gitmeden önce mutlaka rezervasyon yaptırmanızı tavsiye ederim.
Mekan sahibi İbrahim Bey sıcak bir gülümsemeyle bizi karşılıyor. Tanışıp sohbet etmeye başlıyoruz. Kendisi uzun yıllar tekstil sektöründe çalışmış bir kimya mühendisi. 30 yıllık hayali imiş böyle bir mekan açmak. Bu nedenle mekanın herşeyi ile kendisi ilgilenmiş, aşçılarını kendisi yetiştirmiş, menüyü bizzat kendisi oluşturmuş çeşitli lezzetleri bir arada kullanmayı deneyerek. Müşterileri ile tek tek ilgileniyor, tanışıp sohbet ediyor. Çok özel bir insan. Mutlaka sizin de masanıza uğrayacaktır.



Yemeğimize iskorpit balığı ile yapılan balık çorbası ile başlıyoruz. Minicik bir kasede sunulan bu çorba Kosinitza'nın ikramı. İtiraf edeyim, bugüne kadar hiç balık çorbası içmediğim gibi çok da önyargılıydım balık çorbasına karşı. Tüm önyargılarım bir anda yıkıldı. Çok lezzetli bir çorba.


Kosinitza
Balık çorbası
Çorbadan sonra mezelere geçiyoruz. Mezeler ortadaki masada sunuluyor. 



Çetin Bey tek tek mezeleri tanıtıyor. Hepsi de çok değişik, özel lezzetler. Seçim yapmakta zorlanıyoruz.
Sonunda 4 tane mezede karar kılıyoruz: Karamelize soğanlı çupra, kurutulmuş domates ve fener balıklı deniz börülcesi, karidesli cibes ve baby kalamar
(Diğer mezeler: Katalan usulü sardalya fileto, portakal soslu kereviz karides, kefal balıklı köy biberi dolması, sardalya palamut ringa tuzlama, arpacık soğanlı karidesli makarna)




Kosinitza
Karamelize soğanlı çupra
Kurutulmuş domates ve fener balıklı deniz börülcesi
Karidesli cibes
Kalamar
Mezelerin hepsi de birbirinden lezzetliydi. Özellikle karamelize soğanlı çupra çok değişik ve özel bir lezzet, tam benim damak zevkime uygun.

Ara sıcak olarak beğendili ahtapot ile devam ediyoruz. Yok böyle bir lezzet, beğendinin kıvamı muazzam, ahtapotlar ise lokumdan bile yumuşak, ağızda dağılıyor. Kırmızı şarap ile müthiş bir uyum içerisinde...(Bu arada şarap olarak Ganos Merlot tercih ettik)
Beğendili ahtapot
Ana yemek olarak milföy kaplamalı porçini mantarlı dil balığı güveç seçiyoruz. Servis süresi yarım saat, bu esnada şarabımızı yudumlayarak bu sıcak atmosferin keyfini çıkartıyoruz ve İbrahim Bey ile sohbet ediyoruz.


Milföy kaplamalı porçini mantarlı dil balığı güveç


Balıktan ziyade sostaki porçini mantarının tadı ve kokusu alınıyor, yemeğe başlamadan önce bu muazzam kokuyu bir süre içime çekiyorum :)  Buna yemek demek haksızlık belki de, 5 duyuya da hitap eden bir sanat resmen!
Dil balığı ve porçini mantarına milföy eşlik ediyor, mantarın nispeten ağır tadını hafifletmiş. Çok değişik bir lezzet. Bu arada porsiyonu da oldukça büyük. Eğer ki mezeler ile başlayıp ara sıcak ile devam ettiyseniz bir porsiyonu fazla gelecektir. 2 kişi paylaşmanızı tavsiye ederim. 
Böylesine bir lezzet şöleninden sonra ne yazık ki tatlıya yerimiz kalmadı. Tatlı menüsünde panna cotta, creme brulee ve chocolat mousse bulunuyor. Bir dahaki gelişimde creme brulee'yi mutlaka tadacağım.

Bizim cuma akşamımıza inanılmaz bir keyif kattı Kosinitza. Daha önce İstanbul'da böyle bir mekana gitmediğimi belirtmeliyim. Butik tarzda, çok çok özel bir yer. Kendinizi Avrupa'da gibi hissediyorsunuz. Menüsü zaten muazzam lezzetteki yemeklerle dolu.
İbrahim Bey ile tanışmaksa ayrı bir zevkti. Bundan sonra sık sık gideceğimizi düşünüyorum. 

Son olarak birkaç noktaya değineceğim.

  • Burası boğazdaki bildiğiniz balık restoranlarından değil, deniz mahsülleri restoranı. Rakı - balık yapma gibi bir düşünceniz varsa başka bir yeri tercih edin. 
  • Fiyatlar ilk etapta pahalı gibi görünebilir ancak yemeklerın tadına varınca kesinlikle değdiğini fark edeceksiniz. Ancak yine de diğer balık restoranlarıyla kıyaslama yapmayın, konsept oldukça farklı. 
  • Oldukça küçük bir yer (yaklaşık 6-7 masa) olduğu için gitmeden önce mutlaka rezervasyon yaptırmanızı tavsiye ederim.
  • Pazartesi günleri kapalı. Pazar günleri 14:00'de, diğer günler ise 12:00'de açılıyor. 
  • Şarap menüsü de oldukça geniş. Yerli- ithal birçok şarabı bulabilirsiniz.
  • Vedat Milor'un da tavsiye ettiği mekanlar arasında. Kendisi buraya 5 kez gelmiş. 
Buraya gitmek için yolunuzun Kuzguncuk'a düşmesini beklemeyin sakın, özel bir akşamda da gitmeniz şart değil. Zaten Kosinitza ile tanıştığınız akşam sizin için özel olacaktır :)
Sizlerin de benim kadar keyif alması dileğiyle...

Adres: İcadiye Cad. Bereketli Sk. No:2/A
Kuzguncuk - İstanbul
Tel: 0216 334 04 00
http://www.kosinitzarest.com/

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorumunuz için teşekkürler.

back to top